14 Haziran 2015 Pazar

Ölçüt-ül Ala

Farz edelim, bir kitap yayınlarsınız, 1000 sayfalık. Türkiye'de bu çok aşırı bir şey gibi görünür. Ama Patagonya'da buna "1000 sayfa mı, peh, komşunun oğlu 5000 sayfa yazdı." derler. 

Yine farz edelim, bir televizyon üretirsiniz 290 ekran. Bu A ülkesinde "biz 654 ekrana küçük diyoruz, bu ne ki?" diye tepki toplarken, B ülkesinde "O kadar nasıl yapmış?" dedirtir.

Mesela, bir sınavda 500 üzerinden 376 aldınız. Bu, A ülkesinde ortalama bir puan, B ülkesinde rezil bir puan çünkü herkeş ful çekti. C'de ise kral olursunuz çünkü en yüksek puan sizindir.

Yani, anlatmak istediğim şu:

Uluslararası ölçüt (modern) olduğu gibi ulusal-bölgesel (geleneksel) ölçüt vardır.
Herkesin ak dediğine siz kara mı diyorsunuz, işte burada ulusal ölçüt gizlidir. Biri onlara özgürlük savaşçısı derken siz onlara yalancı, işgalci derseniz bu ulusal ölçüttür.

Bu güzel.



Fakat, bu ölçütler bazı insanları köreltiyor ve bazılarını yok ediyor.

Mesela, Oxford mezunu Türkiye'de işsiz kalabilir. Bu normaldir. Adam iş başvurusu yapmaz ise kalır.

Fakat, başvuru reddedildi. Sebebi ise "deneyimi yok, burnunu beğenmedim, yüzüm kamaştı" vs vs vs.

İşte, burada üçüncü ölçüt devreye giriyor. Kişisel ölçüt. Hani birilerine güzel, birilerine yağuşuğlu dersiniz ya, işte o.

Mesela; Abuzittin, Ahmet'e göre işe yaramazın teki iken Ayşe'ye göre çok zeki bir adamdır.

Mesela;Sami Bey, Mehmet'e göre muhtar bile olamaz iken Selin'e göre BM genel sekreteri olacak adamdır. Benim için değeri bilinmeyen cevher.

Olur mu, olur bayım. Olur bunlar. Biz nelerini gorduk bu insanların.


Neyse, konuya geliyorum. Bir dakika, evet geldim.

Ölçütler, (sınavlar, kaplar ıvır zıvır) hayatımızı belli düzene sokar. Bakın hayatımızı belirler demiyorum. Belli bir şekil verir. "Sonov hoyotomozo bolorloyor" demek, tek amacın sınav olduğunu söylemekten başka bir şey değildir. 
-Hedefin ne? 
-Sınavdan ful çekmek. 
-Sonra?
-Eee... 
Şekil 1A



Fakat sevgili Volgograd lordları, iş bu kadar kolay değil. Sınavdan ister ful doğru yap, istersen ful yanlış (bu daha mümkün) bu sizin ne bilip bilmediğinizi ölçer. İşte bu kadar. 


Neyse, ölçüt mü diyorduk, ha şu zalım ölçütler.

Bir ölçüt vardır ki, hayatınızı belirler. Buna herkes tabi tutulacaktır. Herkes ama herkes. 7 milyar (şu anda olsa) buna tabi olacak. Bildiniz mi? Evet, doğru!

Ahiret soruları. 

Dine girmek istemem, fakat ölçüt-ü ala budur.

Okuduğunuz için teşekkürlerimi sunar, sıhhat ve afiyet dilerim.